Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

KADİRİYYE TARİKATI

Doğuşu


Tasavvuf tarihinde Abdulkadir-i Geylani’den önceki döneminde bir şeyhin görüşlerini ve manevi otoritesini kabul edip onun etrafında toplanan sufi cemaatleri oluşmuş, sufilerin şeyhlerle ve birbirleriyle ilişkilerini düzenleyen kurallar belirlenmiş , isimlerine mahsus rıbat ve hankahlar yapılmışsa da bütün bunlar şeyhin yaşadığı gönem ve bölgeyle sınırlı kalmış, süreklilik , yaygınlık ve kurumsal bir nitelik kazanmamıştır. Tasavvuf tarihi kaynaklarında bu devirde oluşan sufi grupları Kassariyye, Hakimiye, Cüneydiyye, Bayezidiyye, Hareviyye gibi adlarla anılmaktadır. Sürekli yaygın ve kurumsal niteliğe sahip ilk tasavvufi oluşumlar XII. yy da ortaya çıkmıştır. Bunlardan Ahmet Yesevi’ye nisbet edilen Yeseviyye daha çok Orta Asya’da ve Türkler arasında, Ahmet er-Rifai’ye nisbet edilen Rifaiyye Ortadoğu’da ve Araplar arasında, Abdulkadir-i Geylani’ye nisbet edilen Kadiriyye ise Irak başta olmak üzere İslam dünyası’nın hemen her tarafında yayılmıştır.

470 (1077) de Gilan’da doğan Abdulkadir-i Geylani, dini öğrenimini Bağdat’da gördü. Hayr Muhammed b. Müslim ed-Debbas vasıtasıyla tasavvufa yöneldi. 521 (1127) de ders okutup talebe yetiştirmeye başladı. Müderris olması ve vaiz olması görüşlerinin yayılmasında etkili olmuştur. Kadiriliğin bu kadar yaygın olmasının sebeplerinden biri de Abdulkadir-i Geylani’nin çok sayıda çocuğunun ve torununun olmasıdır. Ailece atalarının ilmine ve manevi mirasına sahip çıkıp yaymışlardır.

Kurucusunun ölümünden Moğolların Bağdatı işgal ettiği 1258 yılına kadar kuruluş dönemini tamamlayan ve daha bu dönemde kollara ayrılmaya başlayan Kadiriyye, bu olayın ardından aile mensuplarının şehri terkedip İslam dünyasının çeşitli bölgelerine göç etmesiyle büyük gelişme göstermiş ve birçok kola ayrılmıştır. Kaynaklarda Kadiriyye kolu olarak tanıtılan tarikatler 46 tanedir.


Anadoluda Kadirilik


Anadoluya XV. yy da Hacı Bayram-ı Veli’nin müridi iken onun emriyle Hama’ya gidip Abdulkadir-i Geylani’nin soyundan Hüseyin el-Hamevi’den hilafet alan Eşrefoğlu Rumi getirmiştir. Kadiriyenin Eşrefiyye kolunun piri olan Eşrefoğlu Rumi’nin kurduğu tarikat geniş bir alana yayılmayıp İznik-Bursa çevresiyle sınırlı kalmıştır. Kadiriyye XVII.yy da tarikatın Rumiyye kolunun kurucusu İsmail Rumi nin faliyetleri sonucu başta İstanbul olmak üzre Anadolu ve Balkanlarda yaygınlık kazanmıştır. İsmail Rumi nin Tophanede kurduğu Tekke diğer bölgelerde açılan Kadiri tekkelerinin merkezidir.

Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadoluda kurulduğu XVIII.yy dan beri yaygın olan Kadiriyye, Abdulkadir-i Geylani soyundan gelen Berzenci ve Sadat-ı Nehri gibi Suriyeli ve Kuzey Iraklı şeyh aileleri tarafından temsil edilmiştir. Aynı bölgeden olup tarikatın Halisiyye kolunu kuran Ziyaeddin Abdurrahman Halis et-Talibani’nin Sivasa gönderdiği halifesi Mur-i Ali Baba (Mor Ali Baba) ve diğer halifeleri vasıtasıyla Halisiyye Anadoluda ve İstanbul’da yayılmıştır.

 

Tarikatın Öğretisi


Tarikatın öğretisi Abdulkadir Geylani’nin el-Gunye li-talibi tariki’l hak, Fütühu’l-gayb ve el Fethu’r-rabbani adlı eserlerindeki görüşlere dayanmaktadır. Abdulkadir Geylani vasiyetinde oğluna söyledikleri bu eserlerin özeti olması bakımından önemlidir.

Oğluna dinin emir ve yasaklarına titizlikle uymasını, takva sahibi olmasını ögütledikden sonra tarikatının Kitap ve Sünnet üzerine kurulduğunu; gönül huzuru cömertlik, bol sadaka verme, her türlü zorluğa katlanma, ihvanın sıkıntılarına yardımcı olmanın tarikatın esasları olduğunu söyler. Daha sonra tasavvufun sekiz özelliği olduğunu belirterek bunları sehe, rıza, sabır, işaret, gurbet, yünlü giymek, seyahat ve fakr olarak sıralar ve bunların herbirinin bir peygambere ait özellikler olduğunu belirtir. Kadiriyye’nin beş temel kuralı vardır: Himmet[1]i yüceltmek, haramdan sakınmak, hizmeti güzelleştirmek, azmi arttırmak ve nimete saygı göstermek. Himettini yükseltenin derecesi yükselir. Haramdan sakınanı Allah korur. Hizmeti güzelleştirenin keramet sahibi olması gerekir. Azmini artıranın hidayeti sürekli olur. Nimete saygı gösteren ona şükreder, şükredenin de nimeti artar.

Başka bir kaynakta ise, Abdulkadir Geylani nefislerini olgunlaştırmak isteyenlerin uyması gereken 10 kuralı şöyle açıklar:

  • Yalandan kaçınmak.
  • Sözünde durmamaktan kaçınmak,
  • Kendine zulmedilse de insanlara beddua etmekten sakınmak,
  • Ehl-i den bir kimseyi şirk, küfür ve nifak ile asla suçlamamak,
  • Kalpten veya dıştan günah işlememek, haramdan korunmak ve bütün uzuvları günahtan alıkoymak,
  • Az ve çok kendine lazım olan yiyeceği insanlara yüklemekten kaçınmak,
  • İnsanlara tama etmeyip, insanların elinde bulunan şeyin onlarda olmasını istememek,
  • Alçak gönüllü olmak,
  • İster doğru ister yalan, ister kasten ister yanlışlıkla Allahü Teala’ya and vermemek.